Pusula
11. Sınıf (Year 12)

9. HAFTA

Tesbihat

PDF Mü’minin, namazdan sonra yaptığı tesbihat bir ibadettir. Mü’min, “Sübhanallah”, “Elhamdülillah” ve “Allahü Ekber” gibi mübârek kelimelerle otuz üçer defa Allah’ı tesbih ve senâ ederek bu duâ ile âcizliğinin idrakine varır. Hem Rabb’inden ihtiyaçlarını, hem de salâvatlarla da Efendimiz’e (asm) muhabbet ve selâm göndererek onun şefaatini dilemiş olur. Tesbihatin önemi nedir? Tesbihatın özü tesbih (Sübhanallah) yani Allah’ı tenzih etmek, tahmid (Elhamdülillah) yani Allah’a şükretmek, tekbir (Allahu ekber) yani Allah’ın azamet ve büyüklüğünü ilan etmek ve tehlil (Lâ ilâhe illallah) yani Allah’ın varlığını ve birliğine olan imanını tazelemektir. Tesbihat gibi bütün ubudiyetlerin temel sebebi yani illeti, Allah’ın emri olmasıdır. Tesbihat da Allah’ın kullarına bir emridir. Efendimiz (a.s.m) bunu her zaman yapmış ve ümmetine de tavsiye etmiştir. Elbette emredilen her ibadetin bize bakan muazzam hikmet ve faydaları da vardır. Tesbihatın özü tesbih (Sübhanallah) yani Allah’ı tenzih etmek, tahmid (Elhamdülillah) yani Allah’a şükretmek, tekbir (Allahu ekber) yani Allah’ın azamet ve büyüklüğünü ilan etmek ve tehlil (Lâ ilâhe illallah) yani Allah’ın varlığını ve birliğine olan imanını tazelemektir. Ayrıca tesbihat Peygamber Efendimiz (asm)’in bir sünneti olduğu için, hem bir feyiz hem de bir sevap kaynağıdır. Kainatta her şey ya kal dili ile ya da hâl dili ile Allah’ı zikir edip tesbih ediyor, bu açıdan kainat büyük ve azametli bir zikir halkası gibidir. İnsan kainatın efendisi ve halifesi olması itibarı ile bu zikir halkasından hariç kalması, bu zikre dahil olmaması büyük bir ihanet, büyük bir cinayettir. İşte namaz, tesbihat gibi şeyler insanın bu büyük zikir halkasına dahil olması anlamına geliyor. Hayalen düşünelim, bütün kainat halkalar halinde diz çökmüş, başlarında Peygamber Efendimiz (a.s.m) olmak üzere zikir çekiyorlar. Yani kainat manevi bir zikir meclisi ve bu meclisi âdeta idare eden Peygamber Efendimiz (a.s.m)’dir. Efendimiz komut veriyor, bir anda trilyonlarca melek, cin, eşya halen ve kalen bu komuta icabet ederek sübhanallah diyor. İşte insan bu tesbihat sayesinde bu azametli zikir meclisine dahil oluyor. Resûl-ü Ekrem Efendimiz (asm): “Her namazın ardından otuz üçer defa Sübhânallah, Elhamdülillâh ve Allahu ekber dersiniz. Sonra da ‘Lâ ilâhe illallahü vahdehû lâ şerîke leh. Lehü’l-Mülkü ve lehü’l-Hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr’ dersiniz; deniz köpüğü kadar bile olsa günahlarınız bağışlanır!” buyurdu. Muhâcirlerden bazı fakîr sahabîler bir gün Allah Resûlüne (asm) şöyle dediler: “Ya Resûlallah! Mal sahipleri yüksek derecelere eriştiler. Bizimle beraber namaz kılıyorlar, oruç tutuyorlar! Bizden ayrı bir de mallarıyla haccediyorlar, umre yapıyorlar, köle âzât ediyorlar, sadaka veriyorlar!” Allah’ın Resûlü (asm): “Ben size bir şey öğreteyim mi? Onun sayesinde sizi geçenlere yetişir, sizden sonrakileri de geçersiniz. Hem böylece, sizin yaptığınızı yapanların dışında hiç kimse sizden daha fazîletli olmaz!” buyurdu. Bu büyük bir müjdeydi. Ashab-ı Kirâm (ra): “Buyurunuz yâ Resûlallah; öğretiniz!” dedi. Resûl-ü Ekrem Efendimiz (asm): “Her namazın ardından otuz üçer defa Sübhânallah, Elhamdülillâh ve Allahu ekber dersiniz. Sonra da ‘Lâ ilâhe illallahü vahdehû lâ şerîke leh. Lehü’l-Mülkü ve lehü’l-Hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr’ dersiniz; deniz köpüğü kadar bile olsa günahlarınız bağışlanır!” buyurdu. Ebû Zerr (ra) anlatır ki: Resûlullah Efendimiz (asm) buyurdu ki: “Her kim, sabah namazından sonra diz çökmüş olarak, konuşmadan önce on defa ‘Lâ ilâhe illallahü vahdehû lâ şerîke lehü. Lehü’l-mülkü ve lehû’l-hamdü yuhyî ve yümîtü ve hüve âlâ külli şey’in kadîr.’ derse kendisine onlarca sevap yazılır, on günahı silinir, on derece yükseltilir, o günün tamamında her şerden emin ve emniyette olur, Şeytan’dan korunur ve o gün hiçbir günah ona ulaşarak amelini iptal etmez!” Tesbihat hem bir ibadet hem bir sevap hem bir feyiz hem bir iman tazeleme hem bir manevi zikir meclisine dâhil olma hem bir sünnet hem bir manevi tekâmül vasıtasıdır. Tesbihatın bunun gibi çok hikmetli cihetleri bulunuyor. Dua Ederken, Ellerin Ters Çevrilmesi Nedendir? Rivayetlerden, üç çeşit duanın olduğunu bilmekteyiz. Bunlardan bir tanesi de korku duasıdır. Korktuğumuz şeylerden Allah’a sığınmaktır. Diğer bir ifade ile, istemediğimiz şeylerdir. İstemediğimiz bir şeyi ellerimizin tersi ile işaret ederek gösteriyoruz. Dua ederken hem dilimizle ve hem de elimizle iltica etmekteyiz. Efendimiz (sav) de bu şekilde dua etmiştir. Kaynakça Müslim, Mesâcid, 142 Bediüzzaman Said Nursî, Risale-i Nur Külliyatı – Kastamonu Lahikası, 70. Mektup.

Eğitim Dönemi

2026–2027

GENEL BAKIŞ

9. Hafta Programı

Haftanın Konusu

Tesbihat

Video

-

İlmihal

İlmihal konusu henüz eklenmedi

Okuma

Sayfa 123–138

📖

HAFTANIN KONUSU

Tesbihat

PDF Mü’minin, namazdan sonra yaptığı tesbihat bir ibadettir. Mü’min, “Sübhanallah”, “Elhamdülillah” ve “Allahü Ekber” gibi mübârek kelimelerle otuz üçer defa Allah’ı tesbih ve senâ ederek bu duâ ile âcizliğinin idrakine varır. Hem Rabb’inden ihtiyaçlarını, hem de salâvatlarla da Efendimiz’e (asm) muhabbet ve selâm göndererek onun şefaatini dilemiş olur. Tesbihatin önemi nedir? Tesbihatın özü tesbih (Sübhanallah) yani Allah’ı tenzih etmek, tahmid (Elhamdülillah) yani Allah’a şükretmek, tekbir (Allahu ekber) yani Allah’ın azamet ve büyüklüğünü ilan etmek ve tehlil (Lâ ilâhe illallah) yani Allah’ın varlığını ve birliğine olan imanını tazelemektir. Tesbihat gibi bütün ubudiyetlerin temel sebebi yani illeti, Allah’ın emri olmasıdır. Tesbihat da Allah’ın kullarına bir emridir. Efendimiz (a.s.m) bunu her zaman yapmış ve ümmetine de tavsiye etmiştir. Elbette emredilen her ibadetin bize bakan muazzam hikmet ve faydaları da vardır. Tesbihatın özü tesbih (Sübhanallah) yani Allah’ı tenzih etmek, tahmid (Elhamdülillah) yani Allah’a şükretmek, tekbir (Allahu ekber) yani Allah’ın azamet ve büyüklüğünü ilan etmek ve tehlil (Lâ ilâhe illallah) yani Allah’ın varlığını ve birliğine olan imanını tazelemektir. Ayrıca tesbihat Peygamber Efendimiz (asm)’in bir sünneti olduğu için, hem bir feyiz hem de bir sevap kaynağıdır. Kainatta her şey ya kal dili ile ya da hâl dili ile Allah’ı zikir edip tesbih ediyor, bu açıdan kainat büyük ve azametli bir zikir halkası gibidir. İnsan kainatın efendisi ve halifesi olması itibarı ile bu zikir halkasından hariç kalması, bu zikre dahil olmaması büyük bir ihanet, büyük bir cinayettir. İşte namaz, tesbihat gibi şeyler insanın bu büyük zikir halkasına dahil olması anlamına geliyor. Hayalen düşünelim, bütün kainat halkalar halinde diz çökmüş, başlarında Peygamber Efendimiz (a.s.m) olmak üzere zikir çekiyorlar. Yani kainat manevi bir zikir meclisi ve bu meclisi âdeta idare eden Peygamber Efendimiz (a.s.m)’dir. Efendimiz komut veriyor, bir anda trilyonlarca melek, cin, eşya halen ve kalen bu komuta icabet ederek sübhanallah diyor. İşte insan bu tesbihat sayesinde bu azametli zikir meclisine dahil oluyor. Resûl-ü Ekrem Efendimiz (asm): “Her namazın ardından otuz üçer defa Sübhânallah, Elhamdülillâh ve Allahu ekber dersiniz. Sonra da ‘Lâ ilâhe illallahü vahdehû lâ şerîke leh. Lehü’l-Mülkü ve lehü’l-Hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr’ dersiniz; deniz köpüğü kadar bile olsa günahlarınız bağışlanır!” buyurdu. Muhâcirlerden bazı fakîr sahabîler bir gün Allah Resûlüne (asm) şöyle dediler: “Ya Resûlallah! Mal sahipleri yüksek derecelere eriştiler. Bizimle beraber namaz kılıyorlar, oruç tutuyorlar! Bizden ayrı bir de mallarıyla haccediyorlar, umre yapıyorlar, köle âzât ediyorlar, sadaka veriyorlar!” Allah’ın Resûlü (asm): “Ben size bir şey öğreteyim mi? Onun sayesinde sizi geçenlere yetişir, sizden sonrakileri de geçersiniz. Hem böylece, sizin yaptığınızı yapanların dışında hiç kimse sizden daha fazîletli olmaz!” buyurdu. Bu büyük bir müjdeydi. Ashab-ı Kirâm (ra): “Buyurunuz yâ Resûlallah; öğretiniz!” dedi. Resûl-ü Ekrem Efendimiz (asm): “Her namazın ardından otuz üçer defa Sübhânallah, Elhamdülillâh ve Allahu ekber dersiniz. Sonra da ‘Lâ ilâhe illallahü vahdehû lâ şerîke leh. Lehü’l-Mülkü ve lehü’l-Hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr’ dersiniz; deniz köpüğü kadar bile olsa günahlarınız bağışlanır!” buyurdu. Ebû Zerr (ra) anlatır ki: Resûlullah Efendimiz (asm) buyurdu ki: “Her kim, sabah namazından sonra diz çökmüş olarak, konuşmadan önce on defa ‘Lâ ilâhe illallahü vahdehû lâ şerîke lehü. Lehü’l-mülkü ve lehû’l-hamdü yuhyî ve yümîtü ve hüve âlâ külli şey’in kadîr.’ derse kendisine onlarca sevap yazılır, on günahı silinir, on derece yükseltilir, o günün tamamında her şerden emin ve emniyette olur, Şeytan’dan korunur ve o gün hiçbir günah ona ulaşarak amelini iptal etmez!” Tesbihat hem bir ibadet hem bir sevap hem bir feyiz hem bir iman tazeleme hem bir manevi zikir meclisine dâhil olma hem bir sünnet hem bir manevi tekâmül vasıtasıdır. Tesbihatın bunun gibi çok hikmetli cihetleri bulunuyor. Dua Ederken, Ellerin Ters Çevrilmesi Nedendir? Rivayetlerden, üç çeşit duanın olduğunu bilmekteyiz. Bunlardan bir tanesi de korku duasıdır. Korktuğumuz şeylerden Allah’a sığınmaktır. Diğer bir ifade ile, istemediğimiz şeylerdir. İstemediğimiz bir şeyi ellerimizin tersi ile işaret ederek gösteriyoruz. Dua ederken hem dilimizle ve hem de elimizle iltica etmekteyiz. Efendimiz (sav) de bu şekilde dua etmiştir. Kaynakça Müslim, Mesâcid, 142 Bediüzzaman Said Nursî, Risale-i Nur Külliyatı – Kastamonu Lahikası, 70. Mektup.

Devamını Oku →

HAFTANIN VİDEOSU

Namaz Tesbihatı Evradların En Faziletlisidir | Cemil Tokpınar

-

HAFTANIN İLMİHAL KONUSU

İlmihal konusu henüz eklenmedi

Bu haftanın ilmihal içeriği henüz eklenmedi.

Önemli Noktalar

Önemli noktalar henüz eklenmedi.

Ek Kaynaklar

Bu hafta için henüz ek kaynak eklenmedi.

DÖNEMİN KİTABI

Önden Giden Atlılar

31.08.2026 – 01.11.2026

Önden Giden Atlılar

Harun Tokak

Kitabı Oku

DÖNEM OKUMA HEDEFİ

31.08.2026 – 01.11.2026 Okuma Programı

Toplam 138 sayfa

1. Hafta

Sayfa 7–20

2. Hafta

Sayfa 21–36

3. Hafta

Sayfa 37–52

4. Hafta

Sayfa 53–68

5. Hafta

Sayfa 69–84

6. Hafta

Sayfa 85–96

7. Hafta

Sayfa 97–108

8. Hafta

Sayfa 109–122

9. Hafta

BU HAFTA

Sayfa 123–138