2. HAFTA
Ahirete İman
Sözlükte ‚son, sonra gelen, son gün‘ anlamlarına gelen ahiret kelimesi, terim anlamı itibarıyla, kıyametin kopmasından başlayıp ebediyen devam edecek olan ikinci hayattır. Bu hayat, ba‘s (öldükten sonra dirilme), haşr, hesap, mizan, şefaat, sırat, cennet, cehennem gibi bütün olay ve aşamaları içine alır. Ahiret hayatının gerçekleşmesinin en büyük delil ve teminatı, Cenâb-ı Hakk‘ın kullarına olan vaadidir. Kur‘ân, her nefsin öleceğini, ölümden kaçılamayacağını, öldürenin Allah olduğunu ve sonunda dönüşün yine O‘na olacağını pek çok yerde vurgulayarak, öldükten sonra dirilişin, Allah‘ın vaadinin bir gereği olduğunu bildirir. Dünya Hayatının Son Bulması Ölüm Her insanın dünyada yaşayacağı belirli bir süre vardır. Bu süre bitince insan ölür. İnsan, beden ve ruhun birleşmesinden meydana gelen bir varlıktır. Bedenimize canlılık ve hareket veren ruhtur. Allah’ın takdir ettiği zaman gelince ruh bedenden ayrılır. Ruhun bedenden ayrılması olayına “ölüm” denir. Ölüm, her insan için takdir edilmiştir. Bundan kurtuluş yoktur. Ölüm, yok olmak demek değildir. Geçici olan dünya hayatından sonsuz olan ahiret hayatına geçiştir. Allah’a karşı görevini yapanlar için ölüm, daha yüksek hayata kavuşmak için açılan bir kapıdır. Kabir İnsanın ölümünden, kıyamet günü yeniden dirilmesine kadar geçecek olan zamana “kabir hayatı”; bu zaman içinde bulunacağı yere de “kabir” denir. İnsan ölünce bedeni çürür, toprağa karışır, fakat bedenden ayrılan ruhu ölmez. İnsan kabre konulunca Münker ve Nekir adındaki melekler tarafından sorguya çekilir. Sorulara doğru cevap verenler için kabir, bir istirahat yeri; cevap veremeyenler için ise azap yeri olacaktır. Peygamber Efendimiz (sav) kabrin durumunu şöyle açıklıyor: “Kabir, (kişinin dünyadaki iş ve davranışlarına göre) ya cennet bahçelerinden bir bahçe yahut cehennem çukurlarından bir çukurdur.” Kıyamet Kıyamet günü, evrenin düzeninin bozulduğu ve her şeyin sona erdiği gündür. Allah’ın takdir ettiği zaman gelince, dört büyük melekten biri olan İsrafil (a.s.) “Sûr” adı verileni üflediğinde, tüm canlılar ölür ve kâinat büyük değişimlere uğrar. Yeryüzü ve gökler başka bir şekil alır, dağlar yerle bir olur ve denizler taşar. İnsanlar mezarlarından kalkarak hesap vermek üzere Allah’ın huzurunda toplanırlar. Bu gün, herkesin dünyada yaptığı iyilik ve kötülüklerin karşılığını göreceği gündür. Şunu da belirtmek gerekir ki, herkesin küçük kıyameti, öldüğü gündür. Ondan dolayı kıyametin ayrıntılarına fazla takılmamak gerekir. Kıyametin ne zaman kopacağını yalnız Allah bilir. Kıyamet günüyle ilgili ayrıntılar için Kur’an’da çeşitli surelere, özellikle de Zilzal, Tekvir, İnşikak ve Karia surelerine bakılabilir. Hesap, Mükâfat, Ceza, Cennet, Cehennem Yapılan iyiliğe verilen karşılık “mükâfat”; işlenen kötülüğün karşılığı da “ceza”dır. İnsanlar bu dünyaya imtihan edilmek üzere gönderilmiş, yapmakla yükümlü oldukları görevler kendilerine bildirilmiştir. Allah’ın emirlerini yerine getiren, yasak ettiği şeylerden sakınan ve insanlara iyilik yapanlar imtihanı kazanmış olacak ve karşılığında kendilerine büyük mükâfat verilecektir. Herkes dünyada yaptığının karşılığını ahirette eksiksiz olarak görecektir. Yüce Allah şöyle buyuruyor: “Kıyamet günü doğru teraziler kurarız: hiçbir kimse, hiçbir haksızlığa uğratılmaz.” “Kim zerre kadar iyilik yapmışsa onu görür. Kim de zerre kadar kötülük yapmışsa onu görür.” Ahiret Hayatı Sözlükte ‘son, sonra gelen, son gün’ anlamlarına gelen ahiret kelimesi, terim anlamı itibariyle, kıyametin kopmasından başlayıp ebediyen devam edecek olan ikinci hayattır ki, ba’s (öldükten sonra dirilme), haşr, hesap, mizan, şefaat, sırat, cennet, cehennem gibi bütün olay ve aşamaları içine alır. Ahiret hayatının gerçekleşmesinin en büyük delil ve teminatı, Cenâb-ı Hakk’ın kullarına olan vaadidir. Kur’ân, her nefsin öleceğini, ölümden kaçılamayacağını, öldürenin Allah olduğunu ve sonunda dönüşün yine O’na olacağını pek çok yerde vurgulayarak, öldükten sonra dirilişin, Allah’ın vaadinin bir gereği olduğunu bildirir.
Eğitim Dönemi
2026–2027
GENEL BAKIŞ
2. Hafta Programı
Haftanın Konusu
Ahirete İman
Video
-
İlmihal
İlmihal konusu henüz eklenmedi
Okuma
Sayfa 21–36
HAFTANIN KONUSU
Ahirete İman
Sözlükte ‚son, sonra gelen, son gün‘ anlamlarına gelen ahiret kelimesi, terim anlamı itibarıyla, kıyametin kopmasından başlayıp ebediyen devam edecek olan ikinci hayattır. Bu hayat, ba‘s (öldükten sonra dirilme), haşr, hesap, mizan, şefaat, sırat, cennet, cehennem gibi bütün olay ve aşamaları içine alır. Ahiret hayatının gerçekleşmesinin en büyük delil ve teminatı, Cenâb-ı Hakk‘ın kullarına olan vaadidir. Kur‘ân, her nefsin öleceğini, ölümden kaçılamayacağını, öldürenin Allah olduğunu ve sonunda dönüşün yine O‘na olacağını pek çok yerde vurgulayarak, öldükten sonra dirilişin, Allah‘ın vaadinin bir gereği olduğunu bildirir. Dünya Hayatının Son Bulması Ölüm Her insanın dünyada yaşayacağı belirli bir süre vardır. Bu süre bitince insan ölür. İnsan, beden ve ruhun birleşmesinden meydana gelen bir varlıktır. Bedenimize canlılık ve hareket veren ruhtur. Allah’ın takdir ettiği zaman gelince ruh bedenden ayrılır. Ruhun bedenden ayrılması olayına “ölüm” denir. Ölüm, her insan için takdir edilmiştir. Bundan kurtuluş yoktur. Ölüm, yok olmak demek değildir. Geçici olan dünya hayatından sonsuz olan ahiret hayatına geçiştir. Allah’a karşı görevini yapanlar için ölüm, daha yüksek hayata kavuşmak için açılan bir kapıdır. Kabir İnsanın ölümünden, kıyamet günü yeniden dirilmesine kadar geçecek olan zamana “kabir hayatı”; bu zaman içinde bulunacağı yere de “kabir” denir. İnsan ölünce bedeni çürür, toprağa karışır, fakat bedenden ayrılan ruhu ölmez. İnsan kabre konulunca Münker ve Nekir adındaki melekler tarafından sorguya çekilir. Sorulara doğru cevap verenler için kabir, bir istirahat yeri; cevap veremeyenler için ise azap yeri olacaktır. Peygamber Efendimiz (sav) kabrin durumunu şöyle açıklıyor: “Kabir, (kişinin dünyadaki iş ve davranışlarına göre) ya cennet bahçelerinden bir bahçe yahut cehennem çukurlarından bir çukurdur.” Kıyamet Kıyamet günü, evrenin düzeninin bozulduğu ve her şeyin sona erdiği gündür. Allah’ın takdir ettiği zaman gelince, dört büyük melekten biri olan İsrafil (a.s.) “Sûr” adı verileni üflediğinde, tüm canlılar ölür ve kâinat büyük değişimlere uğrar. Yeryüzü ve gökler başka bir şekil alır, dağlar yerle bir olur ve denizler taşar. İnsanlar mezarlarından kalkarak hesap vermek üzere Allah’ın huzurunda toplanırlar. Bu gün, herkesin dünyada yaptığı iyilik ve kötülüklerin karşılığını göreceği gündür. Şunu da belirtmek gerekir ki, herkesin küçük kıyameti, öldüğü gündür. Ondan dolayı kıyametin ayrıntılarına fazla takılmamak gerekir. Kıyametin ne zaman kopacağını yalnız Allah bilir. Kıyamet günüyle ilgili ayrıntılar için Kur’an’da çeşitli surelere, özellikle de Zilzal, Tekvir, İnşikak ve Karia surelerine bakılabilir. Hesap, Mükâfat, Ceza, Cennet, Cehennem Yapılan iyiliğe verilen karşılık “mükâfat”; işlenen kötülüğün karşılığı da “ceza”dır. İnsanlar bu dünyaya imtihan edilmek üzere gönderilmiş, yapmakla yükümlü oldukları görevler kendilerine bildirilmiştir. Allah’ın emirlerini yerine getiren, yasak ettiği şeylerden sakınan ve insanlara iyilik yapanlar imtihanı kazanmış olacak ve karşılığında kendilerine büyük mükâfat verilecektir. Herkes dünyada yaptığının karşılığını ahirette eksiksiz olarak görecektir. Yüce Allah şöyle buyuruyor: “Kıyamet günü doğru teraziler kurarız: hiçbir kimse, hiçbir haksızlığa uğratılmaz.” “Kim zerre kadar iyilik yapmışsa onu görür. Kim de zerre kadar kötülük yapmışsa onu görür.” Ahiret Hayatı Sözlükte ‘son, sonra gelen, son gün’ anlamlarına gelen ahiret kelimesi, terim anlamı itibariyle, kıyametin kopmasından başlayıp ebediyen devam edecek olan ikinci hayattır ki, ba’s (öldükten sonra dirilme), haşr, hesap, mizan, şefaat, sırat, cennet, cehennem gibi bütün olay ve aşamaları içine alır. Ahiret hayatının gerçekleşmesinin en büyük delil ve teminatı, Cenâb-ı Hakk’ın kullarına olan vaadidir. Kur’ân, her nefsin öleceğini, ölümden kaçılamayacağını, öldürenin Allah olduğunu ve sonunda dönüşün yine O’na olacağını pek çok yerde vurgulayarak, öldükten sonra dirilişin, Allah’ın vaadinin bir gereği olduğunu bildirir.
Devamını Oku →HAFTANIN VİDEOSU
Ahirete, Ahiret Kadar Değer Verilmeli! | Mizan | M. Fethullah Gülen Hocaefendi
HAFTANIN İLMİHAL KONUSU
İlmihal konusu henüz eklenmedi
Bu haftanın ilmihal içeriği henüz eklenmedi.
Önemli Noktalar
Önemli noktalar henüz eklenmedi.
Ek Kaynaklar
Bu hafta için henüz ek kaynak eklenmedi.
DÖNEMİN KİTABI

DÖNEM OKUMA HEDEFİ
31.08.2026 – 01.11.2026 Okuma Programı
Toplam 138 sayfa
1. Hafta
Sayfa 7–20
2. Hafta
BU HAFTASayfa 21–36
3. Hafta
Sayfa 37–52
4. Hafta
Sayfa 53–68
5. Hafta
Sayfa 69–84
6. Hafta
Sayfa 85–96
7. Hafta
Sayfa 97–108
8. Hafta
Sayfa 109–122
9. Hafta
Sayfa 123–138
